Gör, tanış, tanı, sev, çok sev, daha çok sev, tanımla, tanımı yücelt, tanımı uzat, tanıma kelimeler yetmesin, kelimeleri şikayet et, paylaş, anlat, kokla, mutlu ol, kabına sığma, uğraş, uğruna savaş, adına savaş, sessizlikte bile anlaş, alttan al, üste çık, akıl ver, akıl danış, şimdi biraz sevil, boktan bir sebep, sebebin büyümesi, anlatmaya çalış, anlaşılmamaya başla, hoşçakal, daha az sevil, sevilmemeye başla, uğruna savaşılmamışlık gerçeği, yeni bir kaç düzine ay boş işler. Hoop tekerrür! Şimdi başa sar.
Anladınız mı? Bok anladınız.
Baştan anlatıyorum. Hızlıca okuyun yine; bak, gör, keşfet, eğlen, paylaş, koku, sinen koku, hoşçakal, koku ve kirli sepeti, el titremesi, al kirliden, dolaba, vazgeç kirliye, tekrar al, tekrar at. Bir kaç yıl mola, hoop tekerrür!
Anladınız mı?
Bak anlatayım tekrar; ağır aksak okuyun... Bir elin parmaklarının çekine çekine, özene bezene, derlenip toplana, heyecan içinde bir başka elin yabancı ten dokusuna uzanırken görüp geçirdiği binlerce dakikalık sevgiden doğan ürkekliğin; bu ürkeklikten ve sevgi kavramının saflığından ötürü tamamen içselleşip içtenleşmiş yaklaşma hareketinin, kel alaka bir kahve lekesini tende kalıcı bir kahve yanığı sanan gözlerin komutu ile tepetaklak olarak duvara çarpması neticesinde paramparça olan kemiklerle dolması ve gözlerden yaş akması ile sonuçlanan duygu durum bozukluğu. Algıda seçicisizlik.
İyice karıştı kafanız.
Demek istiyorum ki uykum geldi, çişim var, çay içiyorum, odam dağınık, içim sıkkın, bedenim rüzgara kapılmış uçurtma gibi, daha gencim ve asırları sığdıracak kadar geniş yıllara sahibim ve benden giden her gün, sığdıracağım asırlardan giden yıllara tekabül ediyor. Bütün bunların bilincinde olmama rağmen hala uyumadım ve tuvalete gitmedim.
Daha da karıştı kafanız.
Şimdi anladınız mı kafamı?
